|BELEDİYEMİZ |

KÜLTÜREL VE EKONOMİK YAPI

   İlçemiz coğrafi konum olarak tarıma ve hayvancılığa elverişli bir alanda bulunmaktadır. Bu yüzden ilçe halkının başlıca gelir kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. İlçemizde kuru tarım ürünleri, sebze ve meyve yetiştirilmektedir. İlçemizin simgesi haline gelmiş Leblebi de yine ilçemiz sınırları içerisinde yetişen nohuttan yapılmaktadır. İlçemizde keyman isminde ve sadece yöremize ait yiyecekte bulunmaktadır.  Ayrıca ilçemize has Üvez isminde meyvede yetiştirilmektedir.

ÜvezBoyu  15m’ye kadar uzayabilen  Üvez ağacı, ilkbahar mevsiminin sonları ve yaz mevsiminin başlarında beyaz çiçek açar. Meyveleri sonbaharda olgunlaştığından bu mevsimde tüketilmektedir. Meyveleri çok küçüktür 10-20 mm arasında değişmektedir. Yapısı armuta benzemektedir. Üvez ağacı ülkemizde Orta Anadolu bölgesinde yoğunlukla da Güdül İlçemizde yetişen sıcağı seven bir meyve ağacıdır. Üvezin mayhoş bir tadı vardır. Üvez yaprağından çay da yapılmaktadır. Yapılan bitki çayının şeker hastalığına iyi geldiği bilinmektedir. C vitamini deposudur .

Tiftik keçisi: İlçemiz Tiftik keçisi üretiminde Türkiye de ilk sırada yer almaktadır ve Tiftik keçisindenelde edilen Tiftiğin ülke ekonomisine katkısı oldukça fazladır. Bunun devamını merinos koyun ve büyükbaş hayvancılık getirmektedir. Hayvanlardan elde edilen süt bölge halkı tarafından yoğurt , peynir yapılarak tüketilmektedir. Ayrıca ek gelir olarak da bölge halkımıza katkı sağlamaktadır.

Keyman: İlçemize özgü bir yiyecektir. Yaklaşık 6 ay sürede yetişen hasadı el emeği ile yapılan ve el değirmeni ile yenecek hale getirilen yöresel yiyeceğimizdir. Hasadı temmuz ayının sonunda yapılır. El değirmeninde otundan ayrılan keyman, açık bir alana serilerek kurutulur. Hazırlanışı: bir kaba 5 kaşık keyman konup içine 3 bardak su konur ,su her saat başı değiştirilir, altta kalan keymanın içine sarımsak tuzla dövülüp konur ve isteğe göre tuz ,pul biber eklenebilir..keyman değişik şekillerde yenilebilir. Hem soğuk hem sıcak servis edilir soğuk meze sos ve yemeklere katılarak tüketilir.

Leblebi: Güdül de daha önce 50 ye yakın leblebi imalat dükkanı bulunmaktaydı şuan sayıları 2 ye düştü ama hala Güdülümüzün simgesi halin dedir. Güdül leblebisi bölgede yetişen nohuttan, köylüden toplandıktan sonra imalathaneye getiriliyor. İmalathanede ilk işlem nohutları elemek oluyor. Elekten geçirilen nohutlar iki kez pişirildikten sonra özel bir odada 15 gün  dinlenmeye bırakılıyor. Ardından 10 teneke nohuda 1 teneke su vuruluyor. Sulanan nohutlar bakır tavada pişirilip kabuğu soyuluyor. 5 gün dinlendikten sonra tekrar pişirilip satışa hazır hale getiriliyor.

Güdül Bıçak: İlçemizin tanıtılması ve Türkiye de duyulmasına en çok katkısı olan el emeğimizdir. Tamamıyla alın teri ve emekle dövülen çeliklerden elde edilen Güdül Bıçak aynı zamanda geçmişimizi kültürümüzü yansıtmaktadır.  Osmanlıdan günümüze gelen modeller kullanılmaktadır. İlçemizi Türkiye de birçok bıçak sever ziyaret etmektedir.

İğne Oyası: Dünya literatürüne ‘Türk Danteli’ olarak giren iğne oyalarının çok eskilere dayanan bir geçmişi bulunmaktadır. Kaynaklar iğne oylarının Anadolu’dan Balkanlara oradan da Avrupa’ya yayıldığını göstermektedir. Küçük iğnelerle düğümlemek suretiyle yapılan oyalarda, düğümler sıkıştırıldıkça örgü gözleri şekil almaktadır. İlçemizde nerdeyse her evde yapılmaktadır. Güdül Halk Eğitimi merkezinde bu geleneksel sanatımız varlığını devam ettirmektedir. Yapılan kurs sayesinde ilçe halkının bu sanatı öğrenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması hususunda öncülük etmektedir.

 

Roma Harabeleri: İlçemiz sınırları içerisinde Çağa mahallesinde bulunan tarihi Roma Hamamı ve çevresindeki kalıntılarının tespiti Anadolu Medeniyetler müzesi arkeologları tarafından 1984 yılında yapılmıştır. 2003 yılında ilk kazı çalışmaları başlatılmıştır. Bu kazı çalışmalarında hamam olduğu tespit edilen yapının küçük bir bölümü açığa çıkarılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda şifalı suyun çıktığı doğal jeolojik oluşum ile İlhan Çayının arasında kalan bölgede Helenistik ve Roma dönemlerine ait yerleşim izleri tespit edilmiştir.

2012 yılında tekrardan başlatılan kazı çalışmaları ile küçük bir bölümü açığa çıkarılan hamam yapısının Frigidarium bölümü, havuzuyla birlikte açığa çıkarılmıştır. Bu gelişme ile hamamdan çıkan şifalı suyun alanda yer alan kanallar vasıtasıyla hamam yapısına ulaştırıldığı anlaşılmıştır. Alanda devam eden çalışmaların sonucunda yerleşim birimleri tamamıyla açığa çıkarılacaktır. Çalışmalar devam etmektedir…

İlçemiz sınırları içerisinde Kasım Dede , Çağa Bey ve Sivri dede başta olmak üzere bir çok  türbede bulunmaktadır.

Sorgun Gölü: İlçemizin kuzeyinde bulunan sorgun mahallesinde milli parklara bağlı Sorgun Gölü bulunmaktadır. Göl çevresi yoğun ağaçlıktır piknik alanları yürüyüş parkurları ve çocuk parkı da içerisinde bulunmaktadır.

İn-Önü Mağaraları: İlçemize 2 km uzaklıkta bulunan İnönü Mağaraları M.Ö Hititler döneminden beri doğal güzelliğini koruyarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Mağaralar yılın her ayı yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir. İnönü mağaralarının önünden geçmekte olan Sakarya nehrinin kolu Kirmir çayı da bu tarihi yapıya doğallık ve güzellik katmaktadır. Ayrıca içerisinde piknik alanları, yürüyüş alanları ve offroad parkurları bulunmaktadır.

 

 


Site İçinde Arama
 
3600 Sanal Tur